Sondaj logu nasıl çizilir?
Sondaj logu, tek bir kuyunun derinlik boyunca kaydını tek sayfada topluyor. Okunabilir bir log dört sütunu tutarlı şekilde hizalar: derinlik, litoloji, SPT ve numune, yeraltı suyu. Aşağıda her sütunun çizim mantığı var.
Log başlığında hangi bilgiler bulunur
Sütunlara geçmeden önce logun başlık şeridi kuyunun kimliğini taşır: proje adı, kuyu numarası, koordinat, ağız kotu, sondaj tarihi ve seçilen ölçek. Kot bilgisi eksik bırakılırsa, birden fazla kuyunun logu aynı kesitte üst üste konduğunda katmanlar birbirine göre yanlış yükseklikte hizalanır; iki kuyu arasında 2-3 m kot farkı olan bir arazide bu hata katman geçişini olduğundan eğimli veya olduğundan düz gösterir. Lejant da aynı şeride veya sayfa kenarına eklenir: litoloji sembollerinin, numune sembollerinin ve yeraltı suyu işaretinin ne anlama geldiği log tek başına okunduğunda da anlaşılmalı.
Derinlik ölçeği
Log dikey eksende derinliği metre cinsinden gösterir, sıfır noktası zemin kotudur. Sığ etütlerde (10-15 m) 1:50 ölçek katman geçişlerini ayırt edilebilir bırakır; 20 m’yi aşan derin sondajlarda log tek sayfaya sığmadığından 1:100 tercih edilir. Ölçek küçüldükçe ince ara katmanların (30-40 cm kalınlığında mercekler gibi) log üzerinde ayrı bir bant olarak görünmesi zorlaşır; bu durumda katman notu metinle eklenir.
Aynı raporda birden fazla kuyu varsa, tüm loglar aynı düşey ölçekle çizilir. Farklı derinliklerdeki kuyular farklı ölçekte gösterilirse, loglar yan yana konduğunda katman kalınlıkları birbiriyle görsel olarak kıyaslanamaz hale gelir; bu da jeolojik kesitin hazırlanmasını zorlaştırır çünkü kesit zaten aynı ölçekte hizalanmış loglara dayanır. Yatay eksende ise log genelde tek bir sütun genişliğinde kalır, derinlikle orantılı bir yatay ölçeğe gerek yoktur.
Litoloji taraması
Litoloji sütunu her katmanı derinlik aralığına göre bir bant olarak gösterir, bandın içinde zemin veya kayaç türüne özgü tarama deseni yer alır. Yaygın konvansiyonda kum nokta deseniyle, kil yatay kesik çizgilerle, çakıl küçük dairelerle, kaya birimleri kendi litolojisine özgü taramayla (örneğin kireçtaşı için tuğla deseni) gösterilir. İki farklı zemin türü aynı bantta karışık bulunuyorsa (örneğin siltli kil) iki tarama üst üste veya yan yana uygulanır, bant sınırında geçiş çizgisi düz değil dalgalı çizilerek kademeli geçiş belirtilir.
Bandın yanına katman adı, kısa açıklama (renk, kıvam, sıkılık) ve katman kalınlığı metre cinsinden not edilir. Kıvam ve sıkılık tanımı (örneğin “sıkı”, “çok sıkı”, “yumuşak kıvamlı”) arazi gözlemine dayanır ve SPT değeriyle çelişmemesi gerekir; N30 değeri 30’un üzerindeyken katman “gevşek” olarak not edilmişse, bu tutarsızlık raporu okuyan mühendisin ilk sorduğu soru olur.
Kayaç aralığında log farklılaşır
Kuyu kayaya ulaştığında litoloji sütununun yanına ayrı bir RQD/TCR şeridi eklenir. Bu şerit her manevra boyunu (genelde 1,5 m) bir birim kabul edip o aralıkta hesaplanan RQD ve TCR yüzdesini yan yana gösterir; yüzde 90’ın üzerindeki bir RQD şeritte koyu, yüzde 25’in altındaki bir RQD açık renkte veya farklı taramada işaretlenerek kalite değişimi bir bakışta görülür. Kırıklı, parçalı bir zon varsa bu zon şeritte ayrı bir bant olarak gösterilir ve zonun kalınlığı not edilir; süreksizlik yapısının (eklem, fay düzlemi) eğimi biliniyorsa bu da kısa bir notla eklenir. Ayrışma derecesi (taze, az ayrışmış, çok ayrışmış, tamamen ayrışmış gibi arazi tanımları) aynı şeride kısaltmalarla işlenir; bu tanım RQD ile birlikte okunduğunda kayanın kazı yöntemine dair ilk fikri verir.
SPT darbe sayıları ve numune aralıkları
SPT sütunu her deney derinliğinde N30 değerini sayı olarak, yanında da bir çubuk grafikle gösterir. Çubuğun uzunluğu darbe sayısıyla orantılıdır; N30 değeri 50’yi geçip numune tam çakılamadan deney durdurulduysa (ret / refu), bu durum log üzerinde ayrı bir işaretle (ok veya kesik çubuk) belirtilir, ham sayı yerine “50/8 cm” gibi kısmi çakma notuyla kaydedilir. Numune alma aralıkları (SPT, UD, karot) sütunda ayrı sembollerle işaretlenir ki hangi derinlikte hangi numune türünün alındığı tek bakışta görülsün.
Çubuk grafiğin ölçeği tüm log boyunca sabit tutulur; bir sayfada 0-30 aralığı büyük gösterilip başka bir sayfada 0-50 aralığı küçük gösterilirse, aynı raporun farklı kuyularını karşılaştıran okuyucu yanılır. N30 değeri 0 ile 4 arasında çıkan çok gevşek bir katman, çubuğun neredeyse görünmeyecek kısalıkta çizilmesi yerine, sayının kendisiyle birlikte ayrıca vurgulanmalı; bu aralık taşıma gücü açısından raporun en çok dikkat çekmesi gereken kısmıdır.
Yeraltı su seviyesi
Yeraltı suyu logun kenarında yatay bir üçgen sembolüyle ve ölçüm tarihiyle işaretlenir. Sondaj sırasında ve sonrasında birden fazla ölçüm alınmışsa, her ölçüm ayrı sembolle ve tarihle gösterilir; tek bir “kuru” veya “X m’de su” ifadesi mevsimsel değişimi yansıtmadığından yeterli kabul edilmez. Suyun kuyu duvarından beslenip beslenmediği (perdeleme yapılmadan ölçüm) not bölümüne yazılır, çünkü bu durum ölçülen seviyeyi gerçek serbest su seviyesinden farklı gösterebilir.
Kuyu sondaj bitiminde kapatılmayıp gözlem kuyusuna (piyezometre) dönüştürüldüyse, bu ayrı bir not olarak logun altına eklenir; birden fazla tarihte tekrarlanan ölçümler küçük bir tabloya dönüştürülüp logla birlikte verilir. Bu tablo olmadan tek bir sembol, suyun zamanla yükselip yükselmediğini göstermez.
Renkli mi, siyah-beyaz mı çizilir
Litoloji taraması hem renkle hem siyah-beyaz desenle çalışacak biçimde tasarlanır. Rapor fotokopi veya siyah-beyaz yazıcıdan çıktığında yalnızca renge dayanan bir ayrım (örneğin iki farklı kili yalnızca ton farkıyla göstermek) kayboluyor; bu yüzden her katman türü kendine özgü bir çizgi veya nokta deseniyle de ayırt edilebilir olmalı. Ekranda okunan dijital rapor için renk bir kolaylık, basılı teslim için tarama zorunluluk gibi çalışır.
Sık hatalar
En sık görülen sorun, katman sınırlarının log ile jeolojik kesitte farklı derinliklerde gösterilmesi; iki çizim aynı ham veriden üretilmediğinde bu kayma kaçınılmaz oluyor. İkincisi, RQD ve TCR değerlerinin yalnızca kayalı aralıkta hesaplanması gerekirken zemin aralığına da yazılması. Üçüncüsü, numune numarasının log ile laboratuvar sonuç tablosunda birbirini tutmaması; bu, hangi deney sonucunun hangi derinliğe ait olduğunu belirsiz bırakır.
Dördüncü hata, derinlik ekseninin kuyu tabanında birden kesilmesi: son katmanın alt sınırı sondaj bitiş derinliğiyle mi yoksa katmanın gerçek alt sınırıyla mı çakıştığı belirtilmezse, okuyucu kuyunun o katmanın içinde mi durduğunu yoksa katmanı geçip mi durduğunu anlayamaz. Beşincisi, ölçek değişikliği yapılıp lejanttaki ölçek notunun güncellenmemesi; bu, farklı kuyuların derinliklerini görsel olarak karşılaştıran okuyucuyu doğrudan yanlış sonuca götürür.
Log ile jeolojik kesit arasındaki bağ
Sondaj logu tek kuyuyu, jeolojik kesit ise iki veya daha fazla kuyu arasındaki katman geçişini gösterir. Kesit çizilirken komşu kuyuların logundaki aynı katman aynı renk ve taramayla eşleştirilir; iki kuyu arasında bir katmanın devam edip etmediği yorum gerektiriyorsa (örneğin 40 m aradaki iki kuyuda farklı kalınlıkta bir kil katmanı görülüyorsa) bu geçiş kesitte kesikli çizgiyle, yani “olası sınır” olarak işaretlenir. Logdaki bir katman kesitte birdenbire kaybolursa, bu genelde iki çizimin farklı ham veriden üretildiğinin işaretidir.
Log çizimi veri girişinden otomatik çıkar
JeoRapor’da sondaj verileri (katman derinlikleri, N30 değerleri, numune türleri, yeraltı suyu ölçümü) adım adım girilir; log, girilen bu veriden derinlik ölçeğine göre otomatik çizilir. Katman sınırı değiştirildiğinde hem log hem jeolojik kesit aynı kaynaktan yeniden üretildiği için iki çizim arasında kayma oluşmaz. Elle çizimde bu güncellemenin iki ayrı dosyaya (log ve kesit) tek tek işlenmesi gerekiyordu; tek bir katman derinliği düzeltmesi bile iki çizimi paralel güncellemeyi gerektiriyordu. Sürecin tamamı Zemin etüt raporu nasıl hazırlanır yazısında.
Log örneğini görün
Örnek raporun dördüncü sayfası tek bir kuyunun otomatik çizilmiş logunu içeriyor, kayıt olmadan görüntüleyebilirsiniz.
Örnek raporu görüntüle